IŞİD Hatay’ı Alacak (!) mış...
"IŞİD, HATAY’I ALACAK "(!)’mış..Yani, dışarıdan gelecek, sınırımıza dayanacak, ve amaçlandığı gibi, mezhep ağırlıklı aldatıcı bir söylem ile hakimiyet kuracak-mış..!
Muammer Doğan / Taha Haber
Bir kavramın çağrıştırdığı:
Hiç unutmam, 80 öncesi faşizm tartışmaları yaparken, sol içinde kimi parti-ler, 'faşizme geçit yok' sloganı altında, içi doldurulmamış soyut tahliller eşliğinde işi öyle yanlış boyutlara vardırmışlardı ki, neredeyse sınırda nöbet tutma eylemi düzenleyeceklerdi sanırdınız..
İthal edilmeyi bekler bir faşizm tahlili, bu tahlili yapanların, dışarıdan icazet aldıkları gerçeğine o denli uygundu ki, ülke içi dengeleri, somut durum tahlilini, sınıfların karşılıklı çatışma ve pozisyon alışlarını önemsedikleri yoktu..Faşizmin ülke içi bir yönetim gerçekliği olarak egemen sınıf lehine, yok edici-kahredici ve tüm topluma deli gömleği giydirmeyi hedeflediği gerçeği, göz ardı edilen, sonuçları çok vahim yaşanacak bir yanlışlar dizgesinin ilk basamakları olarak Türkiye halklarına reva görülmüştü.
IŞİD; aynıları çağrıştıran bir örnek olarak, kulak pasımı silen, aşındıran, geriye götüren bir yön yüklenmiş sayılır. " IŞİD, HATAY'I ALACAK "(!)'mış..Yani, dışarıdan gelecek, sınırımıza dayanacak, ve amaçlandığı gibi, mezhep ağırlıklı aldatıcı bir söylem ile hakimiyet kuracak-mış..!
Dışarıdan beklenen faşizm yanılgısı gibi, IŞİD'de ithal bir beklenti ile yanlış bir kulvarda imza atmaya devam ediyor..
Hiç bir ithal zor ve mayanın kalıcı olmadığını-olamayacağını belirtmek isterim..Toplumsal tabanı olmayan her baskı ve zor aygıtının, bir üretim tarzı hedeflemeyen, ve tarihle uyumu bulunmayan bir hareketin, mevcut üretim tarzı ve ifadesi güçler eliyle bertaraf edileceğini eklemek istiyorum..!
İşlerin bu duruma gelmesinde, ülkem halklarını meşgul eden, zihinlerini tırmalayan bu aykırılığın yaşanmasında, ülke egemen yapı ve kadrolarının affedilmez hatalarının bulunduğunu, yer yer bu ucubeleri besleyip-palazlandırdığını aklı başında herkes gibi, tüm dünya kamuoyu da bilmekte, ve ilgiyle izlemektedir...
Aklıma takılan, IŞİD, HATAY'A gelecek iken, yani zihinler öyle hazırlanıyor iken, Türkiye Cumhuriyeti denilen ülke devleti, buna göz mü yummuş ki, bu konuyu konuşmak sade vatandaşlara kalmış..! Nerede devlet erkanına ait demeçler..?! Emniyet-vali-milletvekilleri-b akanlar..Başbakan bu konuda ne diyor..?, Ülkenin her karışını sahiplenen öz verili çabalar nerede..? Devlet dediğin, önce kendine güvenecek ki, halk da ona gereken desteği seve seve verebilsin..!
Ya şöyle, ya böyle..Arada kalması çözüm olmaz bir kesinlikte seslendirmek isterim: Burayı gözden çıkarmış iseniz, bu konuda tavrınızda net iseniz, burayı savunmayı bura halkına bırakınız..! Bakın-görünüz ki, sadece Alevisi ve solcusu değil, Sünnisi de, sağcısı da, Ermeni'si de, Hristiyan'ı da, köylüsü ve şehirlisiyle, yoksulu da, zengini de, her rütbe ve makamıyla tüm halk, göğsünü siper edercesine geleceği olan çocukları ve özgürleşmiş bir Hatay sevdası adına burayı, kanının son damlasına kadar savunacak, adına yakışır bir tarih yazacaktır..!
Yok öyle sayısız uygarlıklara ev sahipliği yapmış, her renk ve inançtan bedel vermiş, kanını mirası olarak akıtmış güzide beldemizi, abdest kabul etmez sakallı tayfasına güle oynaya terk etmek kitabımızda yoktur-yazılmamıştır..!
Bilinç kuşanmış inanç erleri, bu belayı da geri-gelmez bir şiddetle tarihin tozlu sayfalarına gömecek güçte olacaktır..! Yüreği önde gidenlere selam olsun..!
Hiç unutmam, 80 öncesi faşizm tartışmaları yaparken, sol içinde kimi parti-ler, 'faşizme geçit yok' sloganı altında, içi doldurulmamış soyut tahliller eşliğinde işi öyle yanlış boyutlara vardırmışlardı ki, neredeyse sınırda nöbet tutma eylemi düzenleyeceklerdi sanırdınız..
İthal edilmeyi bekler bir faşizm tahlili, bu tahlili yapanların, dışarıdan icazet aldıkları gerçeğine o denli uygundu ki, ülke içi dengeleri, somut durum tahlilini, sınıfların karşılıklı çatışma ve pozisyon alışlarını önemsedikleri yoktu..Faşizmin ülke içi bir yönetim gerçekliği olarak egemen sınıf lehine, yok edici-kahredici ve tüm topluma deli gömleği giydirmeyi hedeflediği gerçeği, göz ardı edilen, sonuçları çok vahim yaşanacak bir yanlışlar dizgesinin ilk basamakları olarak Türkiye halklarına reva görülmüştü.
IŞİD; aynıları çağrıştıran bir örnek olarak, kulak pasımı silen, aşındıran, geriye götüren bir yön yüklenmiş sayılır. " IŞİD, HATAY'I ALACAK "(!)'mış..Yani, dışarıdan gelecek, sınırımıza dayanacak, ve amaçlandığı gibi, mezhep ağırlıklı aldatıcı bir söylem ile hakimiyet kuracak-mış..!
Dışarıdan beklenen faşizm yanılgısı gibi, IŞİD'de ithal bir beklenti ile yanlış bir kulvarda imza atmaya devam ediyor..
Hiç bir ithal zor ve mayanın kalıcı olmadığını-olamayacağını belirtmek isterim..Toplumsal tabanı olmayan her baskı ve zor aygıtının, bir üretim tarzı hedeflemeyen, ve tarihle uyumu bulunmayan bir hareketin, mevcut üretim tarzı ve ifadesi güçler eliyle bertaraf edileceğini eklemek istiyorum..!
İşlerin bu duruma gelmesinde, ülkem halklarını meşgul eden, zihinlerini tırmalayan bu aykırılığın yaşanmasında, ülke egemen yapı ve kadrolarının affedilmez hatalarının bulunduğunu, yer yer bu ucubeleri besleyip-palazlandırdığını aklı başında herkes gibi, tüm dünya kamuoyu da bilmekte, ve ilgiyle izlemektedir...
Aklıma takılan, IŞİD, HATAY'A gelecek iken, yani zihinler öyle hazırlanıyor iken, Türkiye Cumhuriyeti denilen ülke devleti, buna göz mü yummuş ki, bu konuyu konuşmak sade vatandaşlara kalmış..! Nerede devlet erkanına ait demeçler..?! Emniyet-vali-milletvekilleri-b
Ya şöyle, ya böyle..Arada kalması çözüm olmaz bir kesinlikte seslendirmek isterim: Burayı gözden çıkarmış iseniz, bu konuda tavrınızda net iseniz, burayı savunmayı bura halkına bırakınız..! Bakın-görünüz ki, sadece Alevisi ve solcusu değil, Sünnisi de, sağcısı da, Ermeni'si de, Hristiyan'ı da, köylüsü ve şehirlisiyle, yoksulu da, zengini de, her rütbe ve makamıyla tüm halk, göğsünü siper edercesine geleceği olan çocukları ve özgürleşmiş bir Hatay sevdası adına burayı, kanının son damlasına kadar savunacak, adına yakışır bir tarih yazacaktır..!
Yok öyle sayısız uygarlıklara ev sahipliği yapmış, her renk ve inançtan bedel vermiş, kanını mirası olarak akıtmış güzide beldemizi, abdest kabul etmez sakallı tayfasına güle oynaya terk etmek kitabımızda yoktur-yazılmamıştır..!
Bilinç kuşanmış inanç erleri, bu belayı da geri-gelmez bir şiddetle tarihin tozlu sayfalarına gömecek güçte olacaktır..! Yüreği önde gidenlere selam olsun..!
Kaynak: Taha Haber