Ya Ali

Ya Ali

31 Temmuz 2014 Perşembe

Mihrac Ural’dan Cumhurbaşkanı Ekmeleddin İhsanoğlu’na zehir zemberek sözler.

Şu Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Hayasızlığı

Mukaveme Suriyyi güçleri lideri Mihrac Ural’dan Cumhurbaşkanı Ekmeleddin İhsanoğlu’na zehir zemberek sözler.
Şu Ekmeleddin İhsanoğlu’nun HayasızlığıMihrac Ural
Altta linki videonun 2:12 dk - 3:25 dakika arası bölümünde, İhsanoğlu utanmadan, sıkılmadan, İŞİD vahşetinin adım adım ülkemize gelmeye başladığı bir kesitte selefi cinayet şebekelerine karşı mücadele eden halkının %88,7 ezici çoğunluk oyunu alarak Cumhurbaşkanı seçilen Esad'ı diktatörlükle suçluyor.

Bu basiretsiz ve ahlaksız ve vicdansız soytarı kimin Cumhurbaşkanı adayı? bu bölge cahili kimin oylarına talip? bu utanmaz ve sıkılmaz insana hangi utanmaz, sıkılmaz ve bir o kadar ahlaksız-vicdansız oy verecek sormak gerek?

Önce videoyu izleyin: 
http://www.youtube.com/watch?v=P43bxdetl4w

Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili olarak son yazımı yakında yayınlayacağım. Tavrımı ve oyumu açıklayacağım. Diktatör Erdoğan’ı her gün yazıyorum. Bu eli kanlı vicdansızın, bu selefi yobazın, bu emperyalist-siyonist beslemenin ülkemizi ne hale getirdiğini bilenler için binlerce makale yazdım; biat kültürünün esirleri için artık söyleyecek hiç sözüm yok olmayacakta. Kendi deneylerime, siyasal ve tarihi okumalarıma dayanarak biliyorum ki, biat kültürünün esirlerini ikna edecek hiç bir yazı, hiç bir propaganda, hiç bir söz ve bilgi ustalığının bir önemi yoktur. Bu türler tarihsel kırılmanın altında ezildikleri zaman gerçeği ağır ağır görmeye başlarlar.

Bu türlere, benzer bir kültürle siyasal iradelerini boşaltıp takım tutar gibi parti tutanları da dahil etmek gerek. CHP diye tutturmuş, laiklik diye uyutulmuş kitleler aynı hastalıktan muzdariptirler. Bu çevrelerin bahaneleri de sonsuz en komiği ise “kötüler arasında en iyisini seçmek” diye özetlenebilir. Bu türlerin yutmayacağı, göz ardı etmeyeceği hiçbir ahlaksızlık ve vicdansızlık yoktur. Anı kurtaralım köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyelim diyen de bunlardır.

CHP’nin ırkçılığını, milliyetçi ilkelliğini anlatmayacağım. Bunları çok yazdım şimdi ise sırası değil. Cumhuriyet tarihinin tüm kirli işleri, toplu katliamları, göçe zorlama ve demografik değişimlerin mimarı bu partidir. Atatürk’ün canına okuyan ve onun Osmanlıdan çıkıp gelmiş haliyle “Cumhuriyeti ayrı bir planla kurmayı amaçlayan” tüm değerlerine ihanet edenlerin başında da bu pati bulunmaktadır. Kimse Amerikancılığın kültür ittifaklarıyla 1946’dan itibaren ülkemize bilinçlice dinin siyasete alet edilmesi örgüleriyle sokulmasının kefaretini başkasına yüklemesin öncü yine CHP’dir. Darbeler, yayılmacı siyasetler tümüyle bu partinin tarihsel kara lekeleriyle alnında yer almıştır. Bu ülkede derin devlet CHP’nin kendisidir Menderes ve Bayar’ı, Demirel’i ve Erdoğan’ı ise bu kirli yarışta birer Osmanlı artığı olarak yayılmacılığın emperyalist çıkarlar için ikamesini yapmaya çalışan birer figürandan öte anlamları yoktur. Suriye konusunda en muğlak tutumu alanda bu partidir. Bu ahlaksız duruşta Antakya’nın ünlü Arap milletvekillerinin de katıksız rolü olduğunu buradan haykırmam gerek; Nihat Matkap beyin yaptığını ise cinnet getirmeden dile getirmek çok zordur şimdi “parti kararı” diye boynu öne bükük bu milletvekillerini ahlaklı sayamayacağımı ifade etmek isterim. Esad’ı sık sık ziyaret edip akrabam diye pazarlayanlara ise ne söyleneceğini kendilerine bırakıyorum aynaya baksınlar gerisi kolay gelir.

Ekmeleddin İhsan oğlu üzerine uzunca bir yazı yazdım. Tekrar okumak isteyenler “EKMELEDRDİN İHSANOĞLU’NU DİNLEDİK..” başlıklı yazımıokuyabilirler


Bu ikincisi olacak. Bu adam bölgeyi gerçekten bilmiyor, çünkü biat kültüründen gelmiştir. Akıl algıları ile diktatör Erdoğan>7ın akıl algıları arasında ciddi bir fark yoktur. Ne özgürlükler ne demokrasi konusunda aralarında hiçbir açıdan nitelik farkı yoktur. Esasında bu gerçeği anlamak için MHP’nin verdiği desteğe bakmak yeterlidir. CHP’yi MHP’ye bir yapan işte bu ortak paydadır; ırkçılık, milliyetçilik, zalim devletin derini olmak ve bunu farklılıklarımız üzerinde bir demokles kılıcı gibi tutma iradesidir.


İslam-Türk sentezi adlı yutturmaca da bu bataklığın ürünü bir pusudur.
Bölgemizde son gelişmelerin tarihe yaptığı tanıklık Esad yönetiminin bölge halkları adına tüm gerici güçlere, emperyalist ev Siyonist yayılmacılığa karşı direnen tek lider olduğunu göstermiştir. Bölgede barış arayanların tek yolunun Suriye Halk Ordusuna destek olduğu anlaşılmıştır. Bu gerçeği yok etmek isteyen Diktatör Erdoğan ve Suudi-katar ortaklarının biat sürecinde Ekmeleddin İhsanoğlu‘da figürandan başka bir şey değildir. Bu ahlaksız oturmuş bunca deney ve ortayla çıkmış gerçekler karşısında, hayasızca Esad’ız diktatörlükle suçlaması, CHP’nin başımıza dayatmak istediği karanlığın ne olduğuna önemli bir göstergedir.

Halkının ezici çoğunluğunun mutlak desteğini %88,7 oyla rakamsal olarak ispat eden bir liderin ülkesinin iç işlerine karışmaktan başka anlamı olmayan bu “Esad diktatördür” suçlaması, her şey bir yana hukuk tanımazlıktır. Türkiye halkı adına hüküm kılacak bir cumhurbaşkanı adayının böylesi Osmanlıcı yayılmacı müdahaleci akıl algısıyla biat kültürünü bir araya getirdiğinizde, tarihin en kukla Cumhurbaşkanını elde edeceğinize şaşmayacaksınız.

Bu soytarıyı, tutuğu siyasal takımın taraftarlığı çizilmesin diye oy verecek olanlara şimdiden hayırlı olsun diyeceğim.

Kaynak: Taha