IŞİD: Siyonist İsrail ve Suud'un piyade askeri
Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Tekfirci Vahhabi – Selefi Terör grubu Irak-Suriye İslam Devleti IŞİD, son bildirisinde, Kudüs günü yürüyüşlerine katılmanın haram olduğunu ilan etti! Bu haber IŞİD'ın vahşi mahiyeti ve onun Siyonist rejime olan gönül bağı dikkate alındığında pek de şaşırtıcı gelmiyor.
Amerika, Siyonist rejim ve Suudi Arabistan'ın direkt etkisi altında olan IŞİD, Gazze'deki olayların yoğunlaşması ile birlikte dünya kamuoyun dikkatini saptırmak için Irak ve Suriye'deki çeşitli bölgelere saldırılarını yoğunlaştırarak, dünyanın dikkatini Filistin'den saptırmaya çalıştı. IŞİD, Siyonist rejimin piyade askerleri olarak, Tel Aviv'in sayısız muhaliflerine karşı göğsünü siper etmiştir. IŞİD terör grubu, Kudüs gösterilerine katılmanın haram olduğunu ilan ederek, katılanların cezalandırılacaklarını duyurdu. Söz konusu sapkın ve katil grup, "Kudüs günün Şiilere has olduğu" gibi yalan iddia ile Şiilerin Kudüs gününe katılanların haram bir işte bulunduklarını ve cezalandırılacaklarını ilan etti! IŞİD ayrıca Şii İranlıların yoluna adım atan Iraklıların cezalandırılacaklarını da belirtti.
Kanıtların da gösterdiği gibi, terörist IŞİD çetesinin oluşturulmasındaki hedeflerden biri, direniş ekseninin tahrip edilmesi için destek verilmesi ve anti Siyonist cepheyi boşaltmaktır. Siyonistler IŞİD'e desteklerinin büyük bölümünü Suudi Arabistan üzerinden yapmakta. Riyad, Ortadoğu'da terörist tekfirîlere destek odağı ve bölgeye terörizm ihraç merkezi olarak biliniyor.
Suudi Arabistan halihazırda terörist grupların yönetimini üstlenecek durumda bulunmuyor. Suriye'de 2 yılın ardından alınan yenilgi, ülke askerî ve siyasî örselenme ve başta Amerika ve Rusya olmak üzere BM güvenlik konseyi üyeleri ile Arabistan arasında yaşanan ihtilafın ardından, Riyad'ın bölgedeki geleneksel konum ve gücünü kaybettiğine şahit olmaktayız. Bu yüzden terörist grupları ve IŞİD'i Suriye'den Irak'a doğru yöneltmeyi, Riyad'ın terörist gruplara verdiği son suni teneffüs olarak değerlendirebiliriz. Bu olay, siyasî ve askerî ölümleri yakın olan terörist grupları az bir süre daha ayakta tutabilir. Bu şartlar altında Suudi Arabistan, Siyonist rejime sığınıyor. Riyad, Tel Aviv'den IŞİD'e perde arkasından verdiği desteklere devam etmesini istiyor. IŞİD de yaşanan Gazze savaşında ve savunmasız Filistin halkının katliam edildiği saldırı boyunca Irak ve Suriye'deki cinayetlerine ve eskiden olduğu gibi uluslararası arenada Siyonistler ve Suudilerin piyade askerleri olarak tanınmaya devam etti.
Kaynak: Abna
Mısırlı yazar Terad bin Said el-Umri, Londra basınından el-Hayat gazetesindeki yazısında, Siyonist rejimin Gazze'de terör, şiddet ve katliamına devam ettiğini, Suriye ve Irak'ta da IŞİD adı ile “Arı Kovanı” operasyonları ile aynı cinayetleri işlemekte olduğunu belirtti. El-Umri, her gün daha fazla komplo ve entrikanın aydınlandığına işaretle, fakat siyasî Arap medyası tarafından kendilerine çizilen rota ve uydu kanallarının sözde uzmanları tarafından gündeme gelen konular nedeni ile kolaylıkla bu konuları es geçtiklerini ifade etti. Gazze'nin her zamanki gibi İsrail terörü, şiddeti ve katliamına maruz kaldığını ifade eden el-Umri Arap hükümetlerinin Suriye ve Libya olaylarında sürekli BM Güvenlik Konseyi ve NATO'nun müdahale etmesini istemelerine rağmen, Siyonist İsrail karşısında tamamen sessiz kaldıklarını vurguluyor. Söz konusu Arap gazeteci Siyonist İsrail karşısında sessiz kalan IŞİD başta olmak üzere İslam yanlısı iddiasında ulunan terör grupların, işgal edilen Filistin topraklarına yakın ülkelerde diğer Müslümanları öldürerek onların meşgul olmalarına sebep olduklarını yazıyor. Mısırlı yazar, Amerika ulusal güvenlik ajansı eski çalışanı Edward Snowden'in de belirttiği gibi, ajansın İngiliz meslektaşı MI6 ve MOSSAD ile birlikte IŞİD'ın oluşması için ortam hazırladıklarını itiraf ettiğinin altını önemle çiziyor. Siyonist rejimi destek amaçlı söz konusu işbirliği “Arı Kovanı” parolası ile gerçekleşti. El-Umri, Snowden tarafından ifşa edilen belgelere göre Siyonist İsrail'e desteğin tek çözüm yolu, sadece işgal edilen Filistin topraklarına yakın bölgelerde bir düşman yaratmak olduğunu, IŞİD elebaşı Ebubekir el-Bağdadi'nin bir yıl boyunca MOSSAD gözetiminde sıkı bir eğitimden geçtiğini, dini ilimler ve belagat eğitimi aldığını yazdı. Bu yüzden IŞİD elebaşı Bağdadi'nin, işgal ettiği bölgelerde tüm erkekleri kılıçtan geçirmesi, kadın, çocuk, hayvanlar ve kentlerdeki her şeyin kendi ganimeti olduğunu belirtmesi, hiç de şaşırtıcı gelmiyor.
Her halükârda, Mossad, Suudi Arabistan'a bağlı terör örgütleri ve Amerika'nın IŞİD'e verdikleri destek, gizlenecek veya inkâr edilecek bir konu değildir. Hiç şüphesiz, hiç de uzak olmayan bir zamanda bu ilişkilerin yeni boyutları aydınlanacaktır.