Katar ile Körfez ülkeleri arasındaki krizin arka
planı!
Ehlibeyt
(a.s) Haber Ajansı ABNA – Uzun zamandır gergin temeller üzerine oturan Katar-
Körfez ülkeleri ilişkilerinde Pandora kutusu sonunda açıldı.
Süreci
hızlandıran olay, ABD Başkanı Donald Trump’ın 20 Mayıs 2017 tarihinde Suudi
Arabistan’ı ziyaret edip uzun vadede 110 Milyar Dolar değerinde silah
anlaşması imzalaması ile başladı. Toplantı sadece Amerika için değil, bölgede
gücünü etkin olarak göstermek isteyen Suudi Arabistan için de büyük önem
taşıyordu.
Zira,
Suudi Arabistan bu imza karşılığında Amerika’nın sınırsız manevra desteğini
kazanıyor ve aynı zamanda Mısır’daki pozisyonunu da güçlendiriyordu. Sisi’nin
Amerika gezisinin dışında, Suudi Arabistan’daki Selman-Trump görüşmesine de
davet edilmesi bunun göstergelerinden bir tanesi idi.
![]() |
| Sisi'ni yıldızı parlıyor! |
Mısır’da
Müslüman Kardeşler Hükümeti’ne darbe yaparak iş başına gelen Sisi, Suudi
Arabistan ile Katar arasında uzun zamandır rahatsız edici bir
ayrıntı olarak kendisini gösteriyordu. Zira Mısır Müslüman Kardeşler
yönetiminin dünya üzerindeki siyasi ve ekonomik en büyük destekçileri Katar ve
Türkiye idi.
Geçmişten
gelen husumetler Mısır ile de sınırlı değildi.Katar ve bölge ülkeleri,
Libya’daki vekalet savaşında da ters düşüyor ve bu durum silahlı çatışmaya
kadar uzanıyordu. Rusya, Amerika, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi
Arabistan ile diyalog halinde bulunan Libya Geçiş Hükümeti’nin silahlı kanadı
olan Libya Ulusal Ordusu, Katar hakkında terörizmi destekleyen ülke
suçlamalarında bulunuyordu. Türkiye ve Katar’ın desteklediği silahlı
gruplar Libya Ulusal Ordusu ile şiddetli çatışmalara başlamıştı.
Bu durum
hızlı şekilde Suriye sahasına da sirayet etti. Şam’da bulunan Doğu Guta
bölgesinde, Suudi destekli İslam Ordusu bileşenleri ile Katar destekli Feylak
Şam ve Nusra ittifakı iç çatışma yaşamaya başladılar. İki haftadan uzun süren
çatışmalarda karşılıklı olarak yüzü aşkın militan hayatını kaybetti. İdlib
kentinde ise karşılıklı suikastler ve bombalı saldırılar ile iç çatışmalar
başka bir boyut kazandı.
Tüm bu
vekalet savaşı gerginliklerinin ışığında, 24 Mayıs 2017 tarihinde Katar Haber
Ajansı QNA resmi internet sitesinde Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamad Al
Sani’nin gündeme bomba gibi düşen açıklamalarına yer verildi.Katar emirine
dayandırılan sözlerde, Suudi Arabistan yönetimine çeşitli serzenişler
bulunuyordu. Emir Al Sani; haberde İran’ın bölge için önemli bir İslami güç
olduğu ve körfez ülkelerinin İran ile iyi geçinmesinin bölge istikrarı için
hayati öneme sahip olduğu vurguluyordu.
Söz
konusu haber; Katar Haber Ajansı, QNA resmi twitter hesabında da yayınlandı.
Geçen iki saatin ardından ”internet sitesi ve twitter hesabından hacklendik,
haberler ile alakamız yok” açıklamaları geldi ve haberler her iki platformdan
da kaldırıldı. Aynı gün hacker saldırısı açıklamasından tatmin olmayan Suudi
Arabistan, Katar, Mısır ve Bahreyn başta Katar Resmi Haber Ajansı ve Doha
merkezli El Cezire internet sitelerine erişim yasağı getirdi.
Bunun
üzerine, 25 Mayıs 2017 tarihinde Birleşik Arap Emirlikleri ve özellikle Suudi
basınında Katar Emiri hakkında birçok dedikodu, eleştiri ve imalı haberler yer
almaya başladı. Öyle ki, Suudi gazeteleri aynı manşet ile çıkarak Katar Emiri
El Tani hakkında ortaya bomba gibi bir iddia attılar.
Haberlerde,
Şeyh El Tani’nin Bağdat’ta İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım
Süleymani ile gizlice bir görüşme gerçekleştirdiği sayfa sayfa açıklanıyordu.
Söz konusu görüşmede Katar’ın İran’a; Yemen ve özellikle Bahreyn konusunda arka
çıktığı, bunun da Körfez halklarına ihanet olduğunu belirten görüşlere yer
veriliyordu.
Tam bu
esnada bir başka hacker saldırısı Birleşik Arap Emirlikleri Washington
Büyükelçisi Yusuf el Uteybe’yi vurdu. Rus destekli olduğu düşünülen hacker
saldırısında, BAE Washington Büyükelçisi’nin Katar ve Türkiye hakkında
gerçekleştirdiği pek çok yazışma,şikayet ve karşı lobi e-mail dökümanına
ulaşıldı. Bu taraflar için bardağı taşıran son damlaydı.
Enformasyon
savaşları yoğun geçen gün içerisinde şiddetini arttırdı. Katar şu ana kadar
taraf olduğu Yemen saldırılarını bir kenara bırakıp El Cezire üzerinden Suudi
koalisyonunu eleştirmeye başladı. Normalde hiç değinilmeyen Yemen’deki insani
krize dair kısa aralıklarla haberler girilmeye başlandı. Suudi saldırılarının
Yemen’i mahvettiği, insanların aç kaldığı ve kolera salgınının ülkeyi perişan
ettiği haberleri Suud basını tarafından görüldü ve bahis arttırıldı. Suudi
basını artık daha da saldırgandı. Katar’ın, 46 yıl içerisinde 5 darbe gördüğü
ve 6. darbenin de her an gerçekleşebileceğine dair uzman görüşleri İngilizce ve
Arapça olarak Suudi haber sitelerinde yerini aldı.
Türkiye
saatine göre 06:30 sularında ise beklenilen açıklama geldi. Bahreyn, Katar
yönetiminin ülkedeki Şii muhalefete destek verdiği suçlaması ile ilişkileri
dondurma kararı aldıklarını açıkladı. Suudi Arabistan’ın da resmi açıklaması
dakikalar sonra geldi.Katar’ın; El Kaide, IŞİD ve İran destekli milisleri
desteklediğin ve dolayısıyla ilişkilerin kesildiği bildirildi. Bu açıklamaları
sırasıyla Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Libya, Maldivler de izledi.
Bahreyn,
Katar diplomatlarına 48 saat içerisinde ülkeyi terk etme çağrısında bulundu.
Suudi
Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri 2 hafta içerisinde tüm Katar
Vatandaşlarının ülkeyi terk etmeleri gerektiğini bildirdi.
Suudi
Arabistan, Katar’a hava ve kara yolunun yarından itibaren tamamen kapanacağı
açıklamasında bulundu.
Suudi
Arabistan futbol takımları, Katar Havayolları ile olan sponsorluk anlaşmalarını
tek taraflı olarak feshetti.
Mısır,
Katar’ı Müslüman Kardeşler ve Hamas’a destek verip Mısır’da iç karışıklık
yaratmak ile suçladı.
Maldivler,
Katar Havayollarının aktarma olarak ülkelerini bir daha kullanamayacaklarını
belirtti.
Katar
Hava Yolları, Körfez ülkelerinin hava sahalarını kapatması ile uçuşlarını sadece
İran üzerinden sürdürebilecek. Bununla ilgili görüşmelerin İran Katar
ilişkilerini daha da yakınlaştırması bekleniyor.
Ayrıca
tek kara sınırı olarak Suudi Arabistan’ın bulunduğu, gıda temininin %90’ını bu
ülkeden sağlayan Katar alternatif ithalat yolu olarak da İran ile
yakınlaşabilir.
Katar’dan
son gelişen olaylar ile ilgili çarpıcı bir açıklama gelmedi. Olayların üzüntü
ile takip edildiği belirtilerek misilleme olarak Katar Hava Yolları’nın bölge
ülkelerine uçuşu yasaklandı.
Kaynak: Abna
