Ya Ali

Ya Ali

17 Ekim 2014 Cuma

Islam'da Ğadir- Hum Bayramı

Ğadir- Hum Bayramı ve Önemi

HZ  ALİNİN   ALLAH  CC EMRİYLE    VELAYETİ    18 BİN  ALEMİN  LANETİ  İNKARCILARIN   ÜZERİNE  OLA                     YA  ALLAH  YA  MUHAMMED  YALİİİ...Hz. Muhammed s.a., Veda Haccında önemli üç hutbe verdi. Bunların ilki “Veda Hutbesi”dir. Bu Hutbe, İslamın ve Hz. Peygamber uygulamasının bir özeti şeklindedir. Bu Hutbe bir anlamda, dünya tarihinde ilk defa açıklanan “Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi”dir. 

Önemli açıklamalar ve sonuçlar içeren Gadir Hum Tebliğ ve Hutbesi; Mekke-Medine arasında Gadir Hum mevkisinde, kuyuların olduğu bu yerde, hac kafilesinin mola vermesi sırasında irad edilmiştir. Hz. Peygamber s.a.a, deve hamudlarının üst üste konmasıyla yapılan bir yükseltinin (minber konumunda) üzerine çıkarak Müslümanlara hitap etmiştir: 

Hadislerde yer aldığına göre her peygamber zilhicce ayının 18. günü olan Gadir bayramını kutlamışlardır. Bu günün adı göklerde Ahd-i Mahud ve yerde Misak-i Ma'huz'dur. Hz. Ali (a.s)'ın sevgisi imanı kamil edendir.

HZ. Muhammed’in s.a.a.v  Ğadir- Hum Hutbesi

(SON VEDA HACCI HUTBESİ)

“Ey insanlar! Latif ve Habir olan Allah bana haber verdi ki, hiçbir Peygamber, kendisinden önceki peygamberin ömrünün yarısından fazlasını yaşamamıştır; ben yakında Rabbimin davetine icabet edeceğim. Ben sorumluyum, siz de sorumlusunuz.
O halde siz ne düşünüyorsunuz?

Halk: Biz senin tebliğ ettiğine, nasihatte bulunduğuna, çaba sarf ettiğine tanıklık ediyoruz. Allah sana mükâfat versin.

Resulullah (s.a.a): Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna, cennet ve cehenneminin hak olduğuna, kıyamet gününün geleceğine ve kabirde olanların dirileceğine şehadet ediyor musunuz?

Halk: Evet buna şehadet ediyoruz.

Resulullah (s.a.a): Allah’ım şahit ol.
Yine Resulullah: Ey insanlar! İşitiyor musunuz?

Halk: Evet işitiyoruz.

Resulullah (s.a.a): Ben sizden önce (Kevser) havuzun başına gideceğim, siz orada benim yanıma geleceksiniz. O havuzun genişliği San’a[8] ve Busra arası kadardır. O havuzda, yıldızlar sayısında kadehler vardır. Benden sonra sekaleyn[9] hakkında nasıl davranacağınıza bakın.

Halktan birisi: Ya Resulullah, sekaleyn nedir?

Resulullah (s.a.a): Değerli iki büyük emanet bɪrakɪyorum: Allah’ın kitabıdır; bir tarafı Allah’ın elindedir, diğer tarafı ise sizin elinizdedir. Ona sımsıkı sarılın, sapmayın. Diğer emanet ise: Ehl-i Beyt’imdir. Allah-u Teâlâ bana bildirdi ki, onlar havuzun başında bana ulaşıncaya kadar birbirlerinden ayrılmayacaklardır. Bunların birbirinden ayrılmamasını ben de Rabbimden istedim. Onlardan ne öne geçin ve ne de geride kalın; çünkü helak olursunuz.

Resulullah (s.a.a) daha sonra Hz. Ali (a.s)’ın elini tutup her ikisinin koltuk altları görülecek kadar kolunu yukarıya kaldırdı. Herkes onu görüp tanıdı; sonra şöyle buyurdu:
Ey İnsanlar! Müminlerin kendilerinden, onlara daha evla kimdir?
Halk: Allah ve Resulü daha iyi bilir.

Resulullah (s.a.a): Allah-u Teâlâ benim mevlamdır, ben de mü’minlerin mevlasıyım; ben onlara kendilerinden daha evlayım. Öyleyse ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır.
Resulullah bu cümleyi üç defa tekrarladı. (Hanbelî’lerin imamı Ahmed b. Hanbel’e göre, dört defa tekrarlamıştır.) Daha sonra şöyle buyurdular:

Allah’ım, onunla dost olana dost, ona düşman olana düşman ol; onu seveni sev, ona buğzedene buğzet; ona yardım edene yardım et, ondan yardımını esirgeyenden yardımını esirge; o nereye dönerse hakkı onunla döndür. Biliniz ki, bu sözleri hazır olanlar hazır olmayanlara bildirmelidirler.

Halk henüz dağılmadan Allah-u Teâlâ şu ayeti indirdi: Bu gün dininizi kemale erdirdim, nimetimi size tamamladım ve din olarak İslam’ı size beğendim.

Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdular: 
Allah-u Ekber! Din kemale erdi, nimet tamamlandı, Allah benim risaletime ve benden sonra Ali’nin velayetine razı oldu.

Daha sonra orada bulunan insanlar Hz. Ali (a.s)’ı tebrik etmeye ve kutlamaya başladılar. Ebu Bekir ve Ömer, Hz. Ali (a.s)’ı ilk kutlayan kimselerdendirler. Onlardan her biri; Bu makam sana kutlu olsun ey Ebu Talibin oğlu! Sen, her mü’min erkek ve kadının mevlası oldun diyorlardı.

Ğadir- Hum Gününde Innen Ayetler Sɪrasɪyla

1.) Tebliğ Ayeti 
„Ey Peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini) yapmayacak olursan, Onun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. ( Maide 5 /Ayet 67.) 
Bu ayet, Haccet-ül Veda yılının (hicretin 10’uncu yilinda) zilhicce ayının 18. günü nazil oldu. Peygamber (s.a.a), Gadir-i Hum’a vardığında öğleyi beş saat geçerken Cebrail inerek şöyle dedi: Ey Muhammed! Yüce Allah sana selam göndererek şöyle buyurmaktadır: 
Ey Peygamber! (Ali hakkında) Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Bunu yapmayacak olursan, O’nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun.
Yüz bin veya daha fazla olan insanların bir kısmı ilerleyip Cuhfe’ye yaklaşmıştı. Allah-u Teala ileri gidenlerin geri dönmesini, geride kalanların da bu mekanda durdurulmasını ve Ali (a.s)’ı halka gösterip onun hakkında nazil olan ayeti onlara tebliğ etmesini Peygambere emretti ve onu halktan koruyacağını kendisine bildirdi.
Allah Teala bu günün önemine Kur'an'ı Kerim'de değinmiş ve Gadir-i Humda şu

2.) Islam Dinin İkmal Ayeti 
Gadir-i Hum’da Hz. Ali (a.s) hakkında nazil olan ayetlerden biri de şu ayettir:
ikmal ayet-i kerime'yi Resulullah'a indirmiştir (maide Suresi 5 Ayet 3):
“Bugün dininizi ikmal ettim, size verdiğim nimetimi tamamladım ve İslam'ı size din olarak (verip buna) razı oldum.”
İmamiy’ye ilk baştan beri ikmal ayetinin, Peygamber (s.a.a)’in açık lafızlarla, Emir’ul Mu’minin Ali (a.s)’ın velayetini açıkladıktan sonra, Gadir nassıyla ilgili olarak nazil olduğunda ittifak etmiştir. Bu ayet, gayet açık bir nassı içermiş, sahabe onu bilmiş, Araplar onu anlamış ve kendisine bu haber ulaşanlar onu delil olarak kullanmışlardır.

Azab-ul Vaki Ayeti: 
Gadir nassından sonra nazil olan ayetlerden biri de Mearic suresindeki şu ayetlerdir: 
“İstekte bulunan biri, gerçekleşecek olan azabı istedi. Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek kimse yoktur. (Bu azap) yüce makamlar sahibi olan Allah’tandır.( Mearic/1-3. )

Şia, bu ayetin Gadir nassından sonra nazil olduğunda ittifak etmiştir. Ehl-i Sünnetin büyük alimleri de bu ayete tefsir ve hadis kitaplarında yer vermişlerdir. Örneğin: 
1- Hafız Ebu Ubeyd-i Herevi (ö. h. 223 veya 224) Garib-ul Kuran tefsirinde bu konu hakkında bir hadis nakletmiştir.

„Bu Ayetlerin tebliğinden sonra Hz.Muhammed, Hz. Ali’yi yanına çağırmış ve elinden tutarak yukarı kaldırmış ve halka hitap ile şöyle demiştir: „

”Ya eyyuhennas (Ey ahali)!

v Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.
v Ali benim vasimdir.
v Ali’nin nefesi benim nefesim ve eti benim etimdir, kanı benim kanımdır, ruhu benim ruhumdur.
v Her kim beni severse Ali’yi sever, her kim Allahı severse Ali’yi sever.
v Her kim beni sevmezse Allahı sevmez, her kim Allahı sevmezse Ali’yi sevmez.
v Hak ile adalet daima Ali ile beraberdir.
v Ya Rab, Sen şahid ol! Ya Rabbim! Ali’yi seveni sev.
v Aliye yardım edene yardım et.
v Ali’ye fenalık edeni hakir et!
v Ben medeniyetin şehriyim, Ali de onun Babı/Kapısıdır”

Gadir-Hum bayramının önemi ile ilgili iki hadis:
1.    İmam Cefer Sadık (a.s)'den şöyle sordular: Müslümanların Cum'a, Kurban ve Ramazan bayramlarından başka bir bayramı da var mı? İmam: Evet dedi, tüm bayramlardan hürmeti daha fazla olan bir bayram vardır. Hangi bayramdır? diye sorulunca şöyle cevap verdi:
2.    Resulullah (s.a.a)'in Hz. Ali (a.s)'ı kendi halifesi olarak tayin ettiği gündür. Bu günde Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdular: Ben kimin mevlasi (önderi) isem, Ali de onun mevlasıdır. Bugün Zilhicce ayının 18. günüdür

Medya’da Ğadir- Hum Bayramı ile ilgili Yankɪlarɪ:
Kutlamalarla ilgili yazilar, Vidyo ve Fotoğraflarla dolu kareler:

Aleviler asırlardır bu bayramı kutlamaktadırlar, fakat bu Bayramɪ Türkiye’de yașɪyan Alevi kitlesi, dini vecibelerini tarih boyunca yașadɪklarɪ ortamda, siyasi baskɪlara maruz kalmalarɪndan dolayɪ,  Islam alemine Cebrail A.S’den, Hz. Muhammad S.A.A efendiden ulașan bu büyük hediyeyi, birlikte kutlama imkanɪnɪ bulamamɪș ve gizlemek zorunda kalmɪșlardɪr.

Ğadir- Hum Bayramı ilk defa cesurca, Doğuș yeri olan Antakya’da (Hatay) ve bütün Dünyaya olimpiyat meșalesi gibi, hɪzla kutlanmasɪna önderlik yapan, Seyyid Ali Yeral’dir. Ğadir- Hum Bayramınɪn ilk kutlama yɪlɪ olarak 1998 tarihinde olup, bu yɪl ile 16. Defadɪr Antakya Șehrinde kutlanmaktadɪr.

“EHL-İ BEYT KÜLTÜR ve DAYANIŞMA VAKFI(EHDAV) TOPLUMSAL KUCAKLAŞMAYA DAVET”

Bizler Ehl-i Beyt-i Muhammed (S.A.A)’e âşık ve kutlu yollarından yürümek isteyen Akdeniz Arap Alevileri olarak, Antakya merkezli Ehl-i Beyt Kültür ve Dayanışma Vakfı (EHDAV) şemsiyesi altında, 2000’den bu yana büyük bir aşk ve coşkuyla kutladığımız ve adını “Toplumsal Kucaklaşma” olarak koyduğumuz, “Hz. Ali – Gadir-i Hum Bayramı ve Kardeşlik” Konferansı düzenlemekteyiz.
EHDAV Seyh Ali Yeral

Antakya’daki kutlamalarɪ için Linki Tɪklayɪn:






HATAY VALİSİ TOPACA, ALEVİLERİN GADİR HUM BAYRAMI'NI KUTLADI

Hatay Valisi Ercan Topaca, Gadir Hum Bayramı’nı kutladı. Vali Topaca Hatay Valiliği'nin resmi internet sitesinden yayınladığı mesajında, birlik ve beraberlik içinde kutlanan bayramların, vatandaşları birbirine daha da yakınlaştırdığını...

Hatay’ın barış ve kardeşlik şehri olduğuna dikkat çeken Vali Topaca, dünyanın değişik bölgelerinde etnik ve mezhep kökenli tartışmaların yaşandığı günümüzde; kökeni, kültürü ve inancının ne olduğuna bakılmaksızın insan sevgisi ekseninde oluşan Hatay’daki kardeşlik ve hoşgörü ikliminin önemi çok daha iyi anlaşıldığını kaydetti.

Topaca mesajında şu görüşlere yer verdi: “Bu anlayışla 3 semavi dine mensup vatandaşımızın bayram sevinçlerini ortak sevincimiz olarak görüyor, beraberce bu mutluluğu paylaşıyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm Hataylı hemşehrilerimiz arasındaki bu güçlü bağların korunması, daha da güçlendirilerek gelecek nesillere aktarılması hususunda el birliği ile gayret göstereceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm Alevi vatandaşlarımızın ‘Gadir-i Hum Bayramı’nı kutlar, sağlık, huzur ve afiyet içerisinde nice güzel bayramlara sevdikleri ile beraber erişmelerini dilerim.”