Ğadir-
Hum Bayramı ve Önemi
Hz. Muhammed s.a., Veda
Haccında önemli üç hutbe verdi. Bunların ilki “Veda Hutbesi”dir. Bu Hutbe,
İslamın ve Hz. Peygamber uygulamasının bir özeti şeklindedir. Bu Hutbe bir
anlamda, dünya tarihinde ilk defa açıklanan “Evrensel İnsan Hakları
Beyannamesi”dir. Önemli açıklamalar ve sonuçlar içeren Gadir Hum Tebliğ ve Hutbesi; Mekke-Medine arasında Gadir Hum mevkisinde, kuyuların olduğu bu yerde, hac kafilesinin mola vermesi sırasında irad edilmiştir. Hz. Peygamber s.a.a, deve hamudlarının üst üste konmasıyla yapılan bir yükseltinin (minber konumunda) üzerine çıkarak Müslümanlara hitap etmiştir:
Hadislerde yer aldığına göre her peygamber zilhicce
ayının 18. günü olan Gadir bayramını kutlamışlardır. Bu günün adı göklerde Ahd-i Mahud ve yerde Misak-i
Ma'huz'dur. Hz. Ali (a.s)'ın sevgisi imanı kamil edendir.
HZ. Muhammed’in s.a.a.v Ğadir- Hum Hutbesi
(SON VEDA HACCI HUTBESİ)
“Ey insanlar! Latif ve Habir olan Allah bana
haber verdi ki, hiçbir Peygamber, kendisinden önceki peygamberin ömrünün
yarısından fazlasını yaşamamıştır; ben yakında Rabbimin davetine icabet
edeceğim. Ben sorumluyum, siz de sorumlusunuz.
O halde siz ne düşünüyorsunuz?
Halk: Biz senin tebliğ ettiğine, nasihatte bulunduğuna,
çaba sarf ettiğine tanıklık ediyoruz. Allah sana mükâfat versin.
Resulullah (s.a.a): Allah’tan
başka ilah olmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna, cennet ve
cehenneminin hak olduğuna, kıyamet gününün geleceğine ve kabirde olanların
dirileceğine şehadet ediyor musunuz?
Halk:
Evet buna şehadet ediyoruz.
Resulullah (s.a.a):
Allah’ım şahit ol.
Yine
Resulullah: Ey insanlar!
İşitiyor musunuz?
Halk:
Evet işitiyoruz.
Resulullah (s.a.a):
Ben sizden önce (Kevser) havuzun başına gideceğim, siz orada benim yanıma
geleceksiniz. O havuzun genişliği San’a[8] ve Busra arası kadardır. O havuzda,
yıldızlar sayısında kadehler vardır. Benden sonra sekaleyn[9] hakkında nasıl
davranacağınıza bakın.
Halktan birisi: Ya Resulullah, sekaleyn nedir?
Resulullah
(s.a.a): Değerli iki büyük emanet bɪrakɪyorum: Allah’ın kitabıdır; bir
tarafı Allah’ın elindedir, diğer tarafı ise sizin elinizdedir. Ona
sımsıkı sarılın, sapmayın. Diğer emanet ise: Ehl-i Beyt’imdir. Allah-u Teâlâ
bana bildirdi ki, onlar havuzun başında bana ulaşıncaya kadar birbirlerinden
ayrılmayacaklardır. Bunların birbirinden ayrılmamasını ben de Rabbimden
istedim. Onlardan ne öne geçin ve ne de geride kalın; çünkü helak olursunuz.
Resulullah
(s.a.a) daha sonra Hz. Ali (a.s)’ın elini tutup her ikisinin koltuk altları
görülecek kadar kolunu yukarıya kaldırdı. Herkes onu görüp tanıdı; sonra şöyle
buyurdu:
Ey İnsanlar! Müminlerin kendilerinden, onlara daha evla kimdir?
Halk:
Allah ve Resulü daha iyi bilir.
Resulullah (s.a.a):
Allah-u Teâlâ benim mevlamdır, ben de mü’minlerin mevlasıyım; ben onlara
kendilerinden daha evlayım. Öyleyse ben kimin mevlası isem, Ali de onun
mevlasıdır.
Resulullah
bu cümleyi üç defa tekrarladı. (Hanbelî’lerin imamı Ahmed b. Hanbel’e göre,
dört defa tekrarlamıştır.) Daha sonra şöyle buyurdular:
Allah’ım, onunla dost olana dost, ona düşman
olana düşman ol; onu seveni sev, ona buğzedene buğzet; ona yardım edene yardım
et, ondan yardımını esirgeyenden yardımını esirge; o nereye dönerse hakkı
onunla döndür. Biliniz ki, bu sözleri hazır olanlar hazır olmayanlara
bildirmelidirler.
Halk
henüz dağılmadan Allah-u Teâlâ şu ayeti indirdi: Bu gün dininizi kemale
erdirdim, nimetimi size tamamladım ve din olarak İslam’ı size beğendim.
Bunun
üzerine Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdular:
Allah-u Ekber! Din kemale erdi, nimet
tamamlandı, Allah benim risaletime ve benden sonra Ali’nin velayetine razı
oldu.
Daha
sonra orada bulunan insanlar Hz. Ali (a.s)’ı tebrik etmeye ve kutlamaya
başladılar. Ebu Bekir ve
Ömer, Hz. Ali (a.s)’ı ilk kutlayan kimselerdendirler. Onlardan her biri; Bu
makam sana kutlu olsun ey Ebu Talibin oğlu! Sen, her mü’min erkek ve kadının
mevlası oldun diyorlardı.
Ğadir- Hum Gününde Innen Ayetler Sɪrasɪyla
1.) Tebliğ Ayeti
„Ey Peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini)
yapmayacak olursan, Onun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni
insanlardan koruyacaktır. ( Maide 5 /Ayet 67.)
Bu ayet, Haccet-ül Veda yılının (hicretin 10’uncu yilinda)
zilhicce ayının 18. günü nazil oldu. Peygamber (s.a.a), Gadir-i Hum’a
vardığında öğleyi beş saat geçerken Cebrail inerek şöyle dedi: Ey Muhammed!
Yüce Allah sana selam göndererek şöyle buyurmaktadır:
Ey Peygamber! (Ali hakkında) Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Bunu yapmayacak olursan, O’nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun.
Ey Peygamber! (Ali hakkında) Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Bunu yapmayacak olursan, O’nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun.
Yüz bin veya daha fazla olan insanların bir kısmı
ilerleyip Cuhfe’ye yaklaşmıştı. Allah-u Teala ileri gidenlerin geri dönmesini,
geride kalanların da bu mekanda durdurulmasını ve Ali (a.s)’ı halka gösterip
onun hakkında nazil olan ayeti onlara tebliğ etmesini Peygambere emretti ve onu
halktan koruyacağını kendisine bildirdi.
Allah Teala bu günün önemine Kur'an'ı Kerim'de değinmiş
ve Gadir-i Humda şu
2.) Islam Dinin İkmal Ayeti
Gadir-i Hum’da Hz. Ali (a.s) hakkında nazil olan ayetlerden biri de şu ayettir:
Gadir-i Hum’da Hz. Ali (a.s) hakkında nazil olan ayetlerden biri de şu ayettir:
ikmal ayet-i kerime'yi Resulullah'a indirmiştir (maide
Suresi 5 Ayet 3):
“Bugün dininizi ikmal ettim, size verdiğim nimetimi
tamamladım ve İslam'ı size din olarak (verip buna) razı oldum.”
İmamiy’ye ilk baştan beri ikmal ayetinin, Peygamber
(s.a.a)’in açık lafızlarla, Emir’ul Mu’minin Ali (a.s)’ın velayetini
açıkladıktan sonra, Gadir nassıyla ilgili olarak nazil olduğunda ittifak
etmiştir. Bu ayet, gayet açık bir nassı içermiş, sahabe onu bilmiş, Araplar onu
anlamış ve kendisine bu haber ulaşanlar onu delil olarak kullanmışlardır.
Azab-ul Vaki Ayeti:
Gadir nassından sonra nazil olan
ayetlerden biri de Mearic suresindeki şu ayetlerdir:
“İstekte bulunan biri, gerçekleşecek olan azabı istedi. Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek kimse yoktur. (Bu azap) yüce makamlar sahibi olan Allah’tandır.( Mearic/1-3. )”
“İstekte bulunan biri, gerçekleşecek olan azabı istedi. Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek kimse yoktur. (Bu azap) yüce makamlar sahibi olan Allah’tandır.( Mearic/1-3. )”
Şia, bu ayetin Gadir nassından
sonra nazil olduğunda ittifak etmiştir. Ehl-i Sünnetin büyük alimleri de bu
ayete tefsir ve hadis kitaplarında yer vermişlerdir. Örneğin:
1- Hafız Ebu Ubeyd-i Herevi (ö. h. 223 veya 224) Garib-ul Kuran tefsirinde bu konu hakkında bir hadis nakletmiştir.
1- Hafız Ebu Ubeyd-i Herevi (ö. h. 223 veya 224) Garib-ul Kuran tefsirinde bu konu hakkında bir hadis nakletmiştir.
„Bu
Ayetlerin tebliğinden sonra Hz.Muhammed, Hz. Ali’yi yanına çağırmış ve elinden
tutarak yukarı kaldırmış ve halka hitap ile şöyle demiştir: „
”Ya eyyuhennas (Ey ahali)!
v Ben kimin mevlası isem Ali de onun
mevlasıdır.
v Ali benim vasimdir.
v Ali’nin nefesi benim nefesim ve eti
benim etimdir, kanı benim kanımdır, ruhu benim ruhumdur.
v
Her kim
beni severse Ali’yi sever, her kim Allahı severse Ali’yi sever.
v
Her kim
beni sevmezse Allahı sevmez, her kim Allahı sevmezse Ali’yi sevmez.
v
Hak ile
adalet daima Ali ile beraberdir.
v
Ya Rab, Sen
şahid ol! Ya Rabbim! Ali’yi seveni sev.
v
Aliye
yardım edene yardım et.
v
Ali’ye
fenalık edeni hakir et!
v Ben medeniyetin şehriyim, Ali de onun
Babı/Kapısıdır”
Gadir-Hum bayramının önemi ile ilgili iki hadis:
1. İmam Cefer Sadık (a.s)'den şöyle
sordular: Müslümanların Cum'a, Kurban ve Ramazan bayramlarından başka bir
bayramı da var mı? İmam: Evet dedi, tüm bayramlardan hürmeti daha fazla olan
bir bayram vardır. Hangi bayramdır? diye sorulunca şöyle cevap verdi:
2.
Resulullah
(s.a.a)'in Hz. Ali (a.s)'ı kendi halifesi olarak tayin ettiği gündür. Bu günde
Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdular: Ben kimin mevlasi (önderi) isem, Ali de
onun mevlasıdır. Bugün Zilhicce ayının 18. günüdür
Medya’da Ğadir- Hum Bayramı ile ilgili Yankɪlarɪ:
Kutlamalarla ilgili yazilar, Vidyo ve Fotoğraflarla
dolu kareler:
Aleviler asırlardır bu
bayramı kutlamaktadırlar, fakat bu Bayramɪ Türkiye’de yașɪyan Alevi kitlesi, dini
vecibelerini tarih boyunca yașadɪklarɪ ortamda, siyasi baskɪlara maruz kalmalarɪndan dolayɪ, Islam alemine Cebrail A.S’den, Hz. Muhammad
S.A.A efendiden ulașan bu büyük hediyeyi, birlikte kutlama
imkanɪnɪ bulamamɪș ve gizlemek zorunda kalmɪșlardɪr.
Ğadir- Hum Bayramı ilk defa cesurca, Doğuș yeri olan Antakya’da (Hatay) ve bütün Dünyaya olimpiyat
meșalesi
gibi, hɪzla
kutlanmasɪna
önderlik yapan, Seyyid Ali Yeral’dir. Ğadir- Hum Bayramınɪn ilk kutlama yɪlɪ olarak 1998 tarihinde olup, bu yɪl ile 16. Defadɪr Antakya Șehrinde
kutlanmaktadɪr.
“EHL-İ
BEYT KÜLTÜR ve DAYANIŞMA VAKFI(EHDAV) TOPLUMSAL KUCAKLAŞMAYA DAVET”
Bizler
Ehl-i Beyt-i Muhammed (S.A.A)’e âşık ve kutlu yollarından yürümek isteyen
Akdeniz Arap Alevileri olarak, Antakya merkezli Ehl-i Beyt Kültür ve Dayanışma
Vakfı (EHDAV) şemsiyesi altında, 2000’den bu yana büyük bir aşk ve coşkuyla
kutladığımız ve adını “Toplumsal Kucaklaşma” olarak koyduğumuz, “Hz. Ali –
Gadir-i Hum Bayramı ve Kardeşlik” Konferansı düzenlemekteyiz.
Antakya’daki kutlamalarɪ için Linki Tɪklayɪn:
HATAY VALİSİ TOPACA, ALEVİLERİN GADİR HUM BAYRAMI'NI KUTLADI
Hatay Valisi Ercan Topaca, Gadir Hum Bayramı’nı
kutladı. Vali Topaca Hatay Valiliği'nin resmi internet sitesinden yayınladığı
mesajında, birlik ve beraberlik içinde kutlanan bayramların, vatandaşları
birbirine daha da yakınlaştırdığını...
Topaca mesajında şu görüşlere yer verdi: “Bu anlayışla 3 semavi dine mensup vatandaşımızın bayram sevinçlerini ortak sevincimiz olarak görüyor, beraberce bu mutluluğu paylaşıyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm Hataylı hemşehrilerimiz arasındaki bu güçlü bağların korunması, daha da güçlendirilerek gelecek nesillere aktarılması hususunda el birliği ile gayret göstereceğiz.
Bu duygu ve
düşüncelerle tüm Alevi vatandaşlarımızın
‘Gadir-i Hum Bayramı’nı kutlar, sağlık, huzur ve afiyet içerisinde nice güzel
bayramlara sevdikleri ile beraber erişmelerini dilerim.”